Karbon yayan değil, karbon depolayan otel: Negatif enerji santralleri yaygınlaşıyor

Öyle bir kayak oteli düşünün ki dağda ısınmasını ve elektriğini kendi kendine sağlıyor. Üstelik bunu yaparken karbon yaymıyor, aksine karbonu yüzlerce yıl boyunca biyokömür içinde depoluyor. Bu depoladığı karbonu tarım gibi yerlerde tekrar atmosfere karışmadan kullanıyor. Ayrıca tekrar salınması önlenen CO₂ miktarı kadar karbon kredisi düzenlenip ilgili borsalarda satılıyor.

Avusturya merkezli Syncraft şirketi, bugüne kadar kurduğu 45’ten fazla negatif enerji santralinin sayısını her geçen gün artırıyor. Yapılan iş ise, dağlık bölgelerde ormancılık faaliyetleri sonrası oluşan orman atıklarının oksijensiz ortamda pirolize uğratılması. Bu süreçte ortaya çıkan tüm gazlar toplanarak elektrik ve ısı üretimi için yakılıyor ve türbinde tüketiliyor. Geriye kalan katı kısım, toplam girdi ağırlığının yaklaşık %30’unu oluşturuyor ve saf karbon içeriyor. Yüksek sayıda karbon zincirinin birbirine bağlanması sayesinde karbon, biyokömür içinde stabil bir şekilde hapsoluyor.

Böylece daha önce yalnızca yakılan ya da çürümeye bırakılan orman atıklarının tamamı yerine, %30’luk kısmı karbon olarak depolanabilir hâle geliyor. Bu karbon aşırı gözenekli yapıya sahip olduğu için topraktaki suyu ve besinleri depolayabiliyor; tarımda kullanıldığında ise bitkilerde ekstra büyümeye neden oluyor.

Bio otel” olarak anılan Avusturya’daki Stanglwirt Oteli, 171 odasıyla 340 misafirin ve yaklaşık 300 çalışanın elektrik ihtiyacını bu sistemle karşılayacak. Ayrıca üretilen ısı enerjisi hem otelin ısıtılmasında kullanılıyor hem de orman atıklarının sisteme girmeden önce kurutulmasında değerlendiriliyor.

Sonuç olarak orman atıklarının içerdiği enerjinin yaklaşık üçte biri elektrik, üçte biri ısı, üçte biri ise hapsolmuş karbon olarak dağılıyor. Hapsolmuş karbon için “atmosferden çekilen karbon sertifikaları” oluşturulup satışa sunuluyor. Karbon emisyonlarını azaltmakta başarısız olan şirketler ise bu sertifikaları satın alarak negatif karbon santrallerine girdi sağlıyor. İşin ilginç tarafı, üretilen biyokömürün de ciddi bir gelir kaynağı olarak alıcı bulması. En büyük kullanım alanları tarım ve şehir peyzajındaki yeşil alanlar.

Otel için kullanılacak santral, 550 kW elektrik ve 740 kW ısı enerjisi üretiyor. Üretilen biyokömür miktarı ise yıllık yaklaşık 400 ton olacak. Bu biyokömür sayesinde atmosferden yaklaşık 1000 ton CO₂ çekilmiş olacak. Bu rakam biyokömür miktarından daha yüksek; çünkü biyokömür saf karbon içerirken, CO₂ oksijen de içerdiğinden tonaj olarak daha fazla kütleye sahip.

Benzer bir santral de Almanya’nın 90 bin nüfuslu Zwickau kentine kurulacak. 2027 yılı için planlanan bu negatif enerji santrali 2 MW elektrik ve bir miktar ısı üretecek. Üretilen ısı ise şehrin bölgesel ısıtma ağına verilecek. Katı ürün olarak yaklaşık 2000 ton biyoçar (biyokömür veya biochar) üretilecek. Ayrıca buradan yaklaşık 5000 ton karbon yakalama sertifikası elde edilecek.
Biyoçarın Avrupa’da ton başına en düşük 350 avrodan alıcı bulduğu görülürken, karbon yakalama kredileri genellikle ton başına 120 avrodan işlem görüyor. Elektrik ve ısı satış fiyatları ise bölgeden bölgeye değişiklik gösteriyor. Sistemin verimli çalışabilmesi için sabit kaynaklı tarım veya kerestecilik faaliyetlerinden düzenli atık temin edilmesi gerekiyor.

Author: admin